“SENDİKA, GÜCÜNÜ ÜYELERİNDEN ALMIYORSA GÜÇ ALDIĞI YERE HİZMET EDER”

BAĞIMSIZ HABER-SEN’DEN ‘YÜZDE 2 BARAJI’NA TEPKİ:

“SENDİKA, GÜCÜNÜ ÜYELERİNDEN ALMIYORSA GÜÇ ALDIĞI YERE HİZMET EDER”

Bağımsız Haberleşme ve Basın-Yayın Hizmet Kolu Kamu Görevlileri Sendikası (Bağımsız Haber-Sen) Genel Başkanı Halil Altay Kan, AKP’li 29 milletvekilinin kamu görevlilerine verilen sendika ödeneği için ‘yüzde 2 üye barajı’ getirilmesini öngören kanun teklifine ilişkin, “Sendika, gücünü üyelerinden almıyorsa güç aldığı yere hizmet eder. İktidarın gücünü arkasına alıp sendikal mücadelenin önüne baraj kurmaya çalışanlar, keşke bu gücü toplu sözleşme masasında kullanabilselerdi ve kamu görevlilerinin hak ve çıkarlarını budamak yerine onlara yeni kazanımlar elde edebilselerdi” dedi.

Bağımsız Haberleşme ve Basın-Yayın Hizmet Kolu Kamu Görevlileri Sendikası (Bağımsız Haber-Sen) Genel Başkanı Halil Altay Kan, AKP’li 29 milletvekilinin kamu görevlilerine verilen sendika ödeneği için ‘yüzde 2 üye barajı’ getirilmesini öngören kanun teklifine ilişkin, “Sendika, gücünü üyelerinden almıyorsa güç aldığı yere hizmet eder. İktidarın gücünü arkasına alıp sendikal mücadelenin önüne baraj kurmaya çalışanlar, keşke bu gücü toplu sözleşme masasında kullanabilselerdi ve kamu görevlilerinin hak ve çıkarlarını budamak yerine onlara yeni kazanımlar elde edebilselerdi” dedi.

AKP’li 29 milletvekilinin kamu görevlilerine verilen sendika ödeneği için ‘yüzde 2 üye barajı’ getirilmesini öngören kanun teklifine karşı sendikaların tepkisi sürüyor. Bağımsız Haber-Sen Genel Başkanı Halil Altay Kan, bugün yaptığı yazılı açıklamada, kanun teklifini eleştirdi. “Sendika, gücünü üyelerinden almıyorsa güç aldığı yere hizmet eder. İktidarın gücünü arkasına alıp sendikal mücadelenin önüne baraj kurmaya çalışanlar, keşke bu gücü toplu sözleşme masasında kullanabilselerdi ve kamu görevlilerinin hak ve çıkarlarını budamak yerine onlara yeni kazanımlar elde edebilselerdi” diyen Kan, şunları kaydetti:

“BU TASARI KAMU GÖREVLİLERİNE HAKARETTİR, DERHAL GERİ ÇEKİLMELİDİR: Bu gerekçe, kamu görevlilerinin hangi sendikaya üye olması gerektiğini iktidarın belirleyeceği anlamına gelmektedir. Bu gerekçe, memurları yandaş sendikaya peşkeş çekmektir. Bu tasarı, kamu görevlilerini vesayet altına almayı hedefleyen antidemokratik bir tasarıdır. Bu tasarı, kamu görevlilerinin seçme ve seçilme hakkına açıkça müdahaledir. Daha bir yıl önce yine kamu sendikalarına getirilmek istenen yüzde 1’lik baraj, Danıştay 12. Dairesi tarafından ‘sendikal özgürlüğü kısıtlayıcı’ olduğu gerekçesiyle iptal edilmiştir. Buna rağmen barajı artırıp yeniden böyle bir tasarı hazırlamak, hukuk tanımazlıktan başka bir şey değildir. Bu tasarı hem Anayasa’mıza hem de ülkemizce de imzalanan ILO sözleşmelerine açıkça aykırıdır. Dahası, bu tasarı, kamu görevlilerine hakarettir. Kamu görevlileri, hangi sendikaya üye olacaklarını çok iyi bilmektedir. Bu tasarı derhal geri çekilmelidir.

BU, SARI SENDİKALARIN FİKRİDİR: Kanun gereği hükümetle yürütülen toplu sözleşmelerde kamu görevlilerini, üye sayısı en fazla olan sendikalar temsil etmektedir. Hükümet yetkilileri, karşılarında güçlü bir sendika görmek istiyorsa toplu sözleşme görüşmelerini iktidarın gücüyle sayısal gücü elinde bulunduran sarı sendikalarla değil, gücünü kamu görevlilerinden alan gerçek sendikalarla yürütmelidir. Kaldı ki iktidarın gücüyle yıllardır toplu sözleşme yetkisini elinde bulunduran sendikaların güçsüz görüntüsü, kamu görevlilerinden kaynaklı değildir. Bu sendikaları güçsüz gösteren, memurların haklı taleplerine kulak tıkayan, memurları kimsesiz ve aciz gösteren basiretsiz, pısırık ve yandaş yöneticileridir. Tam da seçim arifesinde 2 milyon 750 binden fazla memuru vesayet altına alabileceğini düşünmek ve memurların gücünü sınamak, iktidar partisi mensuplarının akıllarına gelebilecek en kötü fikirdir. Bu fikir, olsa olsa kamu görevlilerinin alın terini iktidarlara peşkeş çekerek kendi saltanatlarını sürdüren sarı sendikaların fikridir.

GERÇEK SENDİKALARIN SESİNİ KISMAYA ÇALIŞMAKTIR: Kamu görevlileri, alın terlerini sermaye yaparak saltanat süren sendikaları çok iyi tanımaktadır. Kamu görevlileri, bu sendikaları ne kadar iyi tanıyorsa kamu görevlilerini görmezden gelen ve onların gücünü yok sayanları da çok iyi tanımaktadır. Yandaş olmayan ve gücünü üyelerinden alan gerçek sendikaların sesini kısmaya çalışmak, demokrasiyle yönetilen hiçbir ülkede kabul edilebilir bir durum değildir. Kaldı ki hükümetlerin tüm hizmetleri, oy aldığı vatandaşlara kamu görevlileri marifetiyle ulaşmaktadır. Dolayısıyla tam da seçim öncesi kamu görevlilerini karşısına alan bir iktidar, sandığa giderken kendi ayağına çelme takmaktadır. Kaldı ki Sayın Cumhurbaşkanı’nın 1 Mayıs 2019’da işçilerle buluşmasında yaptığı konuşmada ‘Kimi sendikaları makbul, kimi sendikaları öteki olarak gören kafa, 28 Şubat döneminin kafasıdır’ diyerek tüm sendikalara eşit mesafede olduklarını beyan etmişti.

29 MİLLETVEKİLİNİ ANLAMAK MÜMKÜN DEĞİL: Sayın Cumhurbaşkanı’nın bu beyanı ortada dururken böyle bir yasa tasarısı hazırlayan iktidar partisi 29 milletvekilini anlamak mümkün değildir. Diğer taraftan sayısal gücü elinde bulunduran sarı sendikalar, toplu sözleşmede sadece kendi üyelerini değil, kanunen sendika üyesi olamayacaklar da dahil tüm kamu görevlilerini ve emeklilerini de temsil etmektedirler. Sarı sendikanın beceriksiz yöneticileri, tüm memurları temsil ettiklerinin farkında bile değiller. Şayet farkında olsalar, memurların gücünü bir arada toplamak için herhangi bir baraja ihtiyaç olmadığını göreceklerdir.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir