Bu Ne Perhiz Bu Ne Lahana Turşusu

KAYNAK: http://www.turkhabertime.com
 
 
Resul AkayBU NE PERHİZ BU NE LAHANA TURŞUSU

Merhaba sevgili okurlar.

Çalışma hayatına ait tüm soru, sorun ve çözüm önerilerimizi artık bu sayfada sizlerle paylaşacağım. Yayın hayatına yeni giren www.turkhabertime.com internet sitesinin tüm emek verenlerine ve siz sevgili okurlara en içten sevgilerimi sunuyorum.

Malumunuz yarın bizim bayramımız. 1 Mayıs yani. Bu konuya değinerek yayın hayatına “Bismillah” diyorum.

 

BU NE PERHİZ, BU NE LAHANA TURŞUSU

1 MAYIS tarihi Çalışanlar için son derece önemlidir.

Çalışanlar 1 Mayıs 1886 tarihinde kölelik zincirlerini kırmak için geniş çaplı eylemler başlatmış, bu sayede çalışma koşulları iyileştirilmiş, ekonomik ve sosyal kazanımlar elde edilmiştir.

1 MAYIS; güvencesiz, kuralsız, sigortasız, sendikasız çalışan işçilerin canları pahasına mücadele ettikleri günün adıdır.

1 MAYIS, çalışanların, ekonomik ve sosyal kazanımları elde etme yolunda sergilediği kararlılığın adıdır.

1 MAYIS, emeği değersiz sayanlara, çalışanları köle ve kapıkulu görenlere HAYIR denilen tarihin adıdır.

Kaldı ki, 128 yıl önce kazanılan haklar bugün korunamamış, 1 MAYIS’ın ruhuna uygun bir mücadele pratiği yaşama geçirilememiştir.

Bugünün tartışma konusu; 1 MAYIS’ın Taksim’de kutlanıp-kutlanamayacağına odaklanmıştır.

Bugünün tartışma konusu çalışanların ekonomik, sosyal, mesleki hak ve kazanımlarının korunmasına ve geliştirilmesine odaklanmalıdır.

KAZANIMLAR KORUNAMADI

Çalışanların sorunları her geçen gün kartopu gibi büyümekte, film geriye doğru adeta 1886 yılına doğru sarmaktadır.

Güvencesiz, kuralsız ve sendikasız işçi çalıştırmak istisna olmaktan çıkmış, taşeron işçiliği çalışma yaşamının şaşmaz bir kuralı olmuştur.

Özelleştirme kapsamındaki sendikalı işçiler 4-C kapsamına geçirilmekte, yerlerine genç işsizler kölelik ücretiyle istihdam edilmektedir.

Vatandaşlarımızın 7/24 hizmetini ifa etmek için istihdam edilmiş bulunan kamu görevlileri iktidar mensuplarının keyfi ve hukuk dışı baskıları karşısında çaresiz bırakılmış, aldığı aylıkla zorunlu ihtiyaçlarını karşılamakta acze düşürülmüştür.

Kamu görevlileri 2014 Yılı için öngörülen seyyanen net 123 liralık artışa mahkûm edilmiş, enflasyon farkı ödemesi de kaldırılmıştır.

Çalışanların sağlık ve sosyal güvenlik hakları gerilemiş, bu alandaki kazanımları korunamamış, yaşlılık, hastalık, malullük ve ölüm halinde kendisi ve bakmakla mükellef olduğu aile fertleri perişan olmuştur.

Çalışanların devasa sorunları ortada dururken, 1 MAYIS’ın hangi alanda kutlanacağına dair tartışmayı anlamak ve anlamlandırmak son derece zordur.

Bazı sendika ve meslek örgütleri 1 MAYIS’ı Taksim’de kutlamakta ısrar ederken, Hükümet Taksim’i 1 MAYIS gösterilerine kapattığını belirtmektedir.

HÜKÜMET KAMUOYUNUN ZEKASIYLA ALAY EDİYOR

Hükümet, Taksim alanının eylemcilere açılması halinde müessif olayların baş göstereceğini, bundan esnafın zarar göreceğini her fırsatta kamuoyu ile paylaşmaktadır.

Esnafı korumak için Taksim alanını kapattığını ifade eden Hükümet bu tutumuyla kamuoyunun ve esnafın zekâsıyla alay etmektedir.

İstanbul Valisi, 1 MAYIS’ta 39 bin polisin görev yapacağını, bunun 19 bininin Taksim’de olacağını, gerekirse çevre illerden takviye polis gücü getirileceğini açıklamıştır. Kısacası İstanbul polisi 1 MAYIS’ta tomasıyla, akrebiyle, copuyla, gazıyla, barikatıyla, plastik mermisiyle Taksim’de mevzilenmiş olacaktır.

Taksim’e uzak semtlerden gelecek eylemcilere engel olmak için metro, metrobüs, belediye otobüsü, şehir hatları, toplu taşım araçları, hatta özel araçlar trafiğe çıkarılmayacaktır.

İstanbul’da bir yerden bir yere gitme imkânı kalmayacağı gibi, şehirlerarası yolcularda pek çok sıkıntıya maruz kalacaktır.

ÖLÜ ŞEHİR

Hükümetin aklıselim ve sağduyudan uzak yaklaşımı yüzündün 1 MAYIS’ta İstanbul “ölü şehir” haline dönecektir.

Bunun adı ileri demokrasi değil, olağanüstü haldir. Hatta sıkıyönetimdir.

Taksim alanı kutlamalara açılsa esnaf bu kadar zarar görür mü?

Taksim alanı kutlamalara açılsa İstanbul’lu bu kadar sıkıntı çeker mi?

Tabi ki hayır, hem de binlerce hayır…

2008 yılında 1 MAYIS’ı “Emek ve Dayanışma Günü” ilan eden, 2009 yılında tatil ilan eden, 2010 yılında Taksim’i 1 MAYIS kutlamalarına açan iş başındaki Hükümetin ta kendisidir.

Aynı Hükümet 2014 yılında Taksim’de meydan muharebesine hazırlanmaktadır.

Yazık, hem de çok yazık…

Atalarımızın dediğini bende Hükümete diyorum. “bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu”

İş işten geçmeden, Hükümet inadından vazgeçmeli, 1 MAYIS’ın Taksim’de kutlanmasına izin vermelidir.

SENDİKALARA SÖZÜM VAR

Sendikalar 1 MAYIS’ı Taksim’de kutlamaları halinde çalışma yaşamının tüm olumsuzluklarının nihayet bulacağına inanmaktadırlar.

Sendikalara da bir çift sözüm var, çalışma yaşamını köleleştiren mevzuatlar yürürlüğe girerken, özelleştirmeler sonucu ocaklar sönerken, onlarca işçi iş kazalarında yaşamını yitirirken, çalışma yaşamı köleleştirilirken, kuralsız, güvencesiz, sigortasız, sendikasız bir çalışma yaşamı dayatılırken 1 Mayıs’ta gösterdiğiniz kararlığı niçin gösteremediniz.