ALT KOMİSYONA GÖRÜŞLERİMİZİ SUNDUK...

 Kısa vadede PTT’nin özelleştirilmesini öngören Posta Hizmetleri Kanunu Tasarısı 27 Mart 2013 Çarşamba günü TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Alt Komisyonu’nda müzakere edilmiş,  BAĞIMSIZ HABER-SEN, TÜRK HABER-SEN ve HABER-SEN sendikalarına üye çalışanların bir günlük iş bırakma eylemi üzerine tasarı ALT KOMİSYONA gönderilmişti.
Alt Komisyon 3 Nisan 2013 Çarşamba günü saat 10,00 toplandı.
Tasarının geçici 6’ncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Mevcut personelin görevde yükselme suretiyle yapacağı unvan değişiklikleri, bu Kanunun 27’nci maddesinde belirtilen sözleşmeli statüye geçirilmek suretiyle yapılır.” İbaresi tasarıdan çıkarıldı. Yasa yürürlüğe girdiği takdirde unvan yükselme sınavında başarılı olan mevcut personel 399 sayılı KHK kapsamında kalmak kaydıyla unvan yükselmesi yapabilecektir.
Alt Komisyon toplantısında Sendikamızı Genel Başkanımız Resul AKAY, Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyelerimizden Genel Sosyal İşler Sekreteri Hüseyin ÖNEREN ile Genel Toplu Sözleşme ve Hukuk Sekreteri Zeki GÜL temsil etti.
Alt komisyonda sosyal taraflara da söz verildi. Sendikamız adına söz alan Genel Başkanımız özetle şunları söyledi.   
Gördüğümüz, dokunduğumuz, kullandığımız, ihtiyaç duyduğumuz her maddede emek ve sermayenin bileşimi vardır. Emek olmadan sermaye, sermaye olmadan emek yaşayamaz. Emek ve sermaye olmadan gerçek bir dünya barışı kurulamaz ve sürdürülemez. Yürütme ve yasama organının görevi emek ve sermaye arasındaki ihtilaflarda taraf olmak değil, aksine hakemlik yapmaktır.
Komisyonun görüşüne sunulan Posta Kanunu Tasarısına emek ve sermaye denklemi içerisinde bakıldığında PTT’de görev yapan personelin pek çok kazanımı ortadan kaldırılmaktadır.
Tasarı ile PTT Anonim Şirket haline getirilmektedir. Bugüne kadar yapılan özelleştirmelerde mütemadiyen bu yöntem kullanılmıştır. Özelleştirilen kuruluşlar önce şirket haline getirilmekte, yapısal değişiklikler yapılmakta, kurum rehabilite edilmekte, güvenceli personel sayısı azaltılmakta, güvencesiz ve kuralsız çalışmayı kabul eden personel kurum hizmetlerine vakıf olunca mevcut personel başka kurumlara transfere zorlanmaktadır.
Tasarıya personel hükümleri açısından bakıldığında kısa vadede PTT’nin özelleştirilmesi öngörülmektedir.
Özelleştirme İdaresi Başkan Vekili Ahmet Aksu da 12 Temmuz 2012 tarihinde yaptığı açıklamada, Kamu İktisadi Teşebbüsleri'nin özelleştirilmesine devam edileceğini belirtmekte, ''PTT, BOTAŞ, TİGEM ve ÇAYKUR’UN özelleştirilmesi gerekli şartlar oluştuğunda gündeme gelecek ve bu kurumlar da özelleştirilecek'' demiştir.
Nitekim Tasarının SÖZLEŞMELİ PERSONEL başlıklı 27’nci maddesi de PTT’nin orta vadede özelleştirileceğine işaret etmektedir.
27’nci maddenin birinci fıkrasında “PTT personeli, 657 sayılı Kanun ve diğer kanunların sözleşmeli personel hakkındaki hükümlerine tabi olmaksızın idari hizmet sözleşmesi ile istihdam edilir.” Hükmüne yer verilmiştir.
İkinci fıkrasında, istihdam edilecek personelin özlük ve sosyal haklarının Bakanlar Kurulu’nca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenleneceği,
Üçüncü fıkrasında, aylık ücret, ikramiye ve mali hakların PTT Yönetim Kurulu’nca belirlenmesini öngörmektedir.
PTT personeli idari hizmet sözleşmesi ile istihdam edileceği için iş güvencesi ortadan kalkacak, esnek ve kuralsız çalışma yaygınlaşacaktır. Sendikaların kuralsız ve güvencesiz çalışmaya itiraz edemeyeceği için sendikal mücadele anlamsız hale gelecektir.
Sendikalar, mevcut toplu sözleşme kanunu gereğince mali hakları hizmet kolu düzeyinde müzakere edemediği için PTT Yönetim Kurulunca öngörülen ücrete rıza gösterecektir. Bunun sonucu çalışanlar yoksullaşacaktır.
PTT’de örgütlü sendikaların rekabeti sözleşmeli personelin sözleşme süresinin uzatılması üzerine odaklanacaktır. İdareye yakın olduğunu hissettiren sendika personelin kahir ekseriyetini üye yapacak, siyasi otorite değiştikçe sendikalar değişecek ve kısır bir döngü sür-git devam edecektir.
PTT’de istihdam edilen sözleşmeli personelin emekli olması 27’nci maddenin beşinci fıkrasına göre imkânsız hale getirilmektedir. Bu fıkraya göre Sözleşmeli personelin emekli ikramiyesi kaldırılmakta, sosyal güvenlik bakımından işçi sayılmakta, iş akdi sona erdiğinde 657 sayılı Kanunun 4'üncü maddesinin B bendine göre iş sonu tazminatı ödenmesi öngörülmektedir. Daha değişik bir anlatımla sözleşmeli personelin emekli olabilmesi oldukça zorlaştırılmaktadır.
Tasarının mevcut Personel başlıklı GEÇİCİ 5'inci maddesi ile halen çalışmakta olan personelin özlük ve mali haklarının teminat altında olduğu belirtilmekle birlikte tasarının Personel Statüsü Değişikliği başlıklı GEÇİCİ 6'ncı maddesinin 2'nci fıkrasında; “Mevcut personelin görevde yükselme suretiyle yapacağı unvan değişiklikleri, bu Kanunun 27’nci maddesinde belirtilen sözleşmeli statüye geçirilmek suretiyle yapılır.” Hükmü gereğince mevcut PTT personelinin tamamı şahsa bağlı kadrolu personel haline getirilmiş olacaktır.
 Tasarının Geçici 6’ncı madde 3-a) bendi; “5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi uyarınca haklarında 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uygulananlarına sözleşmeli olarak atandıkları tarihten başlayarak otuz gün içinde 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre sigortalı olma talebinde bulunmamaları halinde, emekli kesenekleri kendilerince, kurum karşılıkları PTT tarafından karşılanmak suretiyle 5434 sayılı Kanun ile ilgileri devam ettirilir. Bu şekilde 5434 sayılı Kanunla ilgileri devam ettirilenlerin emeklilik hak ve yükümlülüklerinin tespitinde, önceden emeklilik hak ve yükümlülüklerine esas alınmakta olan kadro, görev veya pozisyonları aynı şekilde dikkate alınmaya devam olunur. Ayrıca, bu şekilde ilgi devamında geçen süreleri kıdem aylıklarının hesabında dikkate alınır ve bunların emeklilik keseneğine esas aylık kazanılmış hak aylık derece ve kademeleri de genel hükümler çerçevesinde yükseltilmeye ve ilerletilmeye devam olunur." denilmektedir.
 Bu düzenlemeye göre, mevcut personel sözleşmeli statüye geçtiği takdirde 5510 sayılı Kanunun 4’üncü maddesinin (c) bendi kapsamından çıkarılmakta ve aynı maddenin (a) bendi kapsamına alınmaktadır. Bir diğer anlatımla mevcut personel, sözleşmeli pozisyona (iş mevzuatına) geçmeye teşvik etmektedir.
 Emeklilik yönünden 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununa tabi olan mevcut PTT personeli, sözleşmeli personel pozisyonunda çalışmayı kabul etmesi halinde iş mevzuatına geçmiş sayılacaktır. Mevcut personel emeklilik yönünden 5434 sayılı yasayla ilgisini sürdürmek istediği takdirde emekli şahıs kesenekleri kendilerince ödenecektir.
 Tasarının Geçici 6'ncı maddesinin 3-b) bendi ile 2008 yılından sonra göreve başlayan ve 5510 sayılı Kanunun 4'üncü maddesinin (c) bendine göre sosyal güvenlikle ilişkisi devam eden mevcut personelin talebine bakılmaksızın aynı Kanunun 4'üncü maddesinin (a) bendine geçirilmektedir. 
 Görüşülmekte olan tasarı ile emek ve sermaye arasındaki barış ve dengenin sağlıklı bir biçimde kurulması zor değil, imkânsızdır.
 PTT personelini güvencesiz ve kuralsız bir çalışma ilişkisine zorlayan Posta Hizmetleri Kanunu Tasarısındaki sözü edilen eksikliklerin düzeltilmesi temennisiyle saygılarımı sunarım.