BAĞIMSIZ HABER-SEN Genel Başkanı Halil Altay KAN:

“MEMURLARIN UMUDU BİR KERE DAHA YIKILDI”

2022 ve 2023 yılı için Kamu çalışanlarına verilecek zam ve özlük hakların belirlendiği, Hükümet ve Yetkili Sendika arasında yapılan toplu sözleşme görüşmeleri, tüm çalışanları beklentilerini boşa çıkartarak sukut-u hayale düşürecek şekilde tarafların anlaşmasıyla tamamlandı.

KAMU GÖREVLİLERİ OYNANAN OYUNUN FARKINDA

Toplu sözleşme görüşmeleri başlamadan yetkili konfederasyonların ilk defa ortak bir talep metniyle masaya oturmasıyla umutlanan kamu görevlileri; Yetkili sendikanın  İlk yıl için talep edilen %21+600 TL Seyyanen zam talebini bile karşılamayan Hükümet teklifine “balıklama atlayıp” uzlaşmaya varmasının altında yatan asıl nedeni biliyor. Kamu görevlileri 400 Liralık sendika ödeneği karşılığında özlük ve sosyal haklarının Hükümete peşkeş çekildiğini, çoluk-çocuğunun açlık ve sefalete mahkum edildiğinin farkındadır.

BAKAN BİLGİN ÖZÜR DİLEMELİ

4688 Sayılı Kanuna istinaden kurulan dolayısıyla kuruluşunun yasal dayanağı olan sendikalara Hükümetin Bakanının sendikalara “Merdiven altı Sendikaları” diye hitap etmesi kelimenin tam anlamıyla büyük talihsizliktir. Kanunla kurulan sendikalara hakaret etmek, Kanuna ve kanun koyucu konumundaki Yüce Meclisimize hakaret etmektir. Hükümetin Bakanı sadece yandaş sendika ve üyelerinin değil, tüm çalışanların bakanıdır. Dahası Çalışma Bakanı sadece çalışanların da değil, emeklilerin, işsizlerin, iş arayanların da bakanıdır. Üstelik sendikalara üye yaklaşık 2 Milyon Memurun önemli bir bölümü Sayın Bakanın hakaret ettiği sendikalara üyedir. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin hiçbir bakanının yasayla kurulmuş sendikalara ve bu sendikalara gönül veren kamu görevlilerine hakaret etmesi düşünülemez. Bu nedenle sayın bakanı maksadını aşan bu sözlerden dolayı Kamu görevlilerinden özür dilemeye davet ediyoruz.

YANDAŞ SENDİKA ÇALIŞANLARI SIRTINDAN VURDU

Sendikalı olsun-olmasın tüm kamu görevlilerinin hatta emeklilerinin hakkını savunması gereken yetkili sendika; Hakkını savunduğu (!) kesime enflasyon altında zam pazarlığı yaparken saltanatını devam ettirmesinin teminatı olan sendika ödeneğine %300 oranında zam alması kelimenin tam anlamıyla şark kurnazlığıdır. Mensuplarının hak ve çıkarlarını sendika ödeneğine karşı Hükümete peşkeş çeken MEMNUN-SEN’in bu tutumu kamu görevlilerin elde etmek için uzun yıllar mücadele ettiği örgütlenme hakkına da dinamit koymaktadır.

BİR SİVİL TOPLUM ÖRGÜTÜ HAK ARARKEN AYRIMCILIK YAPMAZ

Hizmet konunda çalışanların %1’ini üye kaydeden sendikaların üyelerine üç ayda bir ödenecek 400 Liralık sendika ödeneğini büyük bir müjde olarak duyurması ve bir kazanım olarak göstermesi bir sendika için utanılacak bir durumdur. Sendikacılığın evrensel tanımı kısaca “çalışanların hak ve çıkarlarını korumak ve geliştirmektir.” Bir sendika düşünün ki kendi saltanatı uğruna mensuplarının hak ve çıkarlarını pazarlık konucu yapsın. Yine bir sivil toplum örgütü düşünün ki; elde etmek için yıllarca mücadele ettiği örgütlenme hakkının önüne aşılması güç engeller koyulmasına önayak olsun.

Yandaş sendika bunu örgütlenmeyi teşvik etmek adına yaptığını savunacaktır ancak; Gücünü çalışanlar yerine hükümetten alan bir sendikanın çalışanlara hiçbir fayda sağlamayacağını kamu görevlileri çok iyi bilmektedir.

Peki sendikalaşma hakkı olmayan gerektiğinde canını ortaya koyarak görev yapan özel statüde yer alan polis ve asker gibi güvenlik güçleri bu toplu sözleşme ikramiyesinden nasıl faydalanacak. Dahası sendikal hakları olmayan ancak emekli maaş zamları memurlar gibi zamlanan kamu emeklileri 400 Liralık sendika ödeneğinden nasıl faydalanacaktır.

ÖRGÜTLÜ OLDUĞUMUZ KURUMLARDA VAR OLAN HAKLAR YENİ ALINMIŞ GİBİ GÖSTERİLDİ.

Örneğin Sendikamızın da örgütlü olduğu Haberleşme hizmet kolunda yer alan PTT Genel Müdürlüğünde öteden beri var olan ve 2021 Yılı için 375 Lira olan yemek ücreti 400 Liraya yükseltilmesine rağmen ilk defa alınmış bir hak gibi lanse edilmekte, yine öteden beri uygulanmakta olan başdağıtıcı ve araç kullanım ücretleri yeni alınmış bir hak gibi gösterilmektedir.

%1’LİK ÜYE KRİTERİ ANAYASAMIZIN EŞİTLİK İLKESİNE AÇIKÇA AYKIRIDIR.

Kamuda kangren haline gelen  “Benden olan ihya olur, olmayan mağdur olur” anlayışının sendikalara da sirayet etmesi düşünülemez. Sendikalar kamuda yandaşlık anlayışıyla mücadele edip, liyakat ve ehliyet anlayışını savunması gereken kurumlardır. Bu nedenle yandaşlık anlayışının sendikalara da sirayet etmesi korkunç bir durumdur.

ENFLASYON ORANINDA YAPILAN ZAM ZAM DEĞİLDİR.

İşçi sendikalarının memur toplu görüşmelerinden iki gün önce imzaladıkları kamu toplu iş sözleşmesi ile Kamu işçilerine ödenen ikramiyeler ile emeklilere ödenen bayram ikramiyeleri örnek teşkil ederken kamu görevlilerinin ikramiyelerini pazarlık konusu dahi etmeyen MEMNUN SEN çarşı-Pazar enflasyonunun yarısını açıklayan TÜİK’in enflasyonundan bile daha düşük zamda uzlaşmıştır. Kaldı ki; önceki dönemlerde yapılan enflasyon farkı ödemeleriyle enflasyon kayıpları tazmin edilmiş olsaydı alınan maaşlarda alım gücü kaybı yaşanmaması gerekirdi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir